18. Uluslararası Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi Tamamlandı

Eğitim - 18-12-2020 13:59

Uluslararası Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi”, Sakarya Üniversitesinin ev sahipliğinde çevrimiçi
olarak düzenlendi.
SAÜ Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (TÜRKMER) koordinasyonunda bu yıl 18’incisi
gerçekleşen etkinlikte 200 adet bilimsel tebliğ sunuldu ve katılımcıların soruları da alınarak tebliğler
tartışıldı. Bu yıl SAÜ’nün yanı sıra başta İstanbul ve Gazi üniversiteleri olmak üzere birçok Türk
üniversitesi ve 9 adet yabancı üniversite kongrenin ortakları arasında yer aldı.
Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi, Avrasya coğrafyasındaki en kurumsal sosyal bilim platformu
olma niteliğini taşıyor. İlk olarak 2002 yılında Kırgızistan’ın Celalabat şehrinde Türk Dünyası
Araştırmaları Vakfı’nın girişimiyle Türk Dünyası İşletme Fakültesi’nde gerçekleştirilen bu kongre,
aralıksız olarak her yıl Türk dünyasının önemli bir merkezinde gerçekleştirilerek günümüze kadar
ulaşmış oldu. Türkiye’nin saygın üniversiteleri de 2005 yılından bu yana kongrenin paydaşı
konumunda yer alıyor. Bu yıl SAÜ’nün yanı sıra başta İstanbul ve Gazi Üniversiteleri olmak üzere
birçok Türk üniversitesi ve 9 adet yabancı üniversite kongrenin ortakları arasında yer aldı.
Açılış konuşmaları
Kongre açılış programında ev sahibi olarak bir konuşma yapan Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.
Fatih Savaşan, kongrenin sahip olduğu süreklilik, oluşturduğu akademik birikim ve iletişim sağlama
gücü gibi açılardan ayrıcalıklı bir konuma sahip olduğuna değindi. Salgın şartlarının uzaktan öğretimin
önemini ortaya çıkardığına vurgu yapan Savaşan, internet tabanlı teknolojilere yatırım yapmanın artık
bilimden sanayiye hayatın her alanında bir gereklilik haline geldiğini belirtti. Türk dünyasındaki güncel
gelişmelere de değinen Rektör Savaşan, “Karabağ Azerbaycan”dır sloganını hatırlatarak, kongrenin
önümüzdeki yıl Karabağ / Azerbaycan’da yapılması yönünde bir teklifte de bulundu.
Kongre Genel Koordinatörü SAÜ İşletme Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Vecdi Can da yıllar
önce Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nın kurucusu merhum Prof. Dr. Turan Yazgan’ın başlatmış
olduğu kongrenin esasen Gaspıralı İsmail Bey’in, “dilde, fikirde, işte birlik” ülküsünün bilimsel
alandaki bir tecellisi olduğunu ifade etti.
Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı (TDAV) başkanı Közhan Yazgan ise konuşmasında ilk olarak
kongrenin Türk dünyasındaki bilimsel işbirliğine 18 yıldır katkı sağlamakta oluşuna vurguda bulundu.
Yazgan, vakıf olarak yıllardır Türk dünyasının her köşesinde eğitim ve kültür alanında attıkları
adımlarla akla, bilime, vatanseverliğe ve geleceği inşa etmeye yönelik bir zihniyet oluşturmak
istediklerinin de altını çizdi. Közhan Yazgan, Türklüğün Karabağ’daki zaferinin bir işbirliği ve
dayanışma eseri olduğuna işaret ederek sözlerini tamamladı.
Açılış paneli
Daha sonra açılış paneline geçildi. Paneli yöneten SAÜ Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi
(TÜRKMER) Müdürü Doç. Dr. Köksal Şahin, insanlığın bilgi toplumu, küreselleşme, postmodernite
dönemi gibi kavramlarla adlandırılan zaman ve mekân küçülmesinin yaşandığı (olgusal küçülme)
belirsizliklerle dolu bir dönemden geçmekte olduğunu kaydetti. Şahin, bu yeni şartlardaki en büyük
güç kaynağının bilimsel bilgi üretimi ve paylaşımı olduğunu belirterek, Türk dünyası ülkelerinin bu
şekilde ortak bilimsel faaliyetler içinde olmasının uzun vadede büyük faydalar sağlayacağını dile
getirdi. Günümüzde ülkelerin reel egemenliklerini arttırmaları için yumuşak ya da katı güç unsurlarına
sahip olmalarının yeterli olmadığına ve akılcı güç konumuna gelerek stratejiler oluşturmanın
gerektiğine değinen Şahin, kongrenin tüm bu bağlamlarda ele alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

İki tur olarak gerçekleşen açılış panelinde; Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş,
Kırgızistan - Türkiye Manas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alparslan Ceylan, Azerbaycan Devlet İktisat
Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adalet Muradov, Kazakistan Miras Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bolat
Mirzaliev, Kazakistan Kızılorda Kokutata Üniversitesi Rektörü Doç. Dr. Beibitgul Kerimova, Kırgızistan
Uluslararası Kantörö Şaripoviç Toktomamatov Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Satıbaldı Aşımoviç
Omurzakov, Makedonya Uluslararası Vizyon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fadıl Hoca ve Sakarya
Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık konuşmacı olarak yer aldılar.
Panelistler konuşmalarının ilk turunda ülkelerinde Covid-19 salgınının akademik hayata etkilerinden
bahsederek, bu süreçte yaşadıkları tecrübelerini aktardılar. İkinci turda ise Türk dünyasındaki işbirliği
süreçlerinin güçlenmesi ve Türk devletlerinin başarılı ülke pozisyonuna ulaşması bağlamlarında çözüm
önerileri üzerinde yoğunlaştılar.
Oturumlarda 200 tebliğ sunuldu
İki gün süren bilimsel oturumlarda toplam 200 adet tebliğ sunuldu. Kongrenin kapanış oturumunda
ise bu bilimsel etkinlikler neticesinde ulaşılan başlıca sonuçlar SAÜ TÜRKMER Müdür Yardımcısı Doç.
Dr. Suat Kol tarafından açıklandı.
Kol, kongredeki açılış paneli ve sunulan bildiriler neticesinde ortaya çıkan başlıca sonuç olarak; Türk
dünyası ülkelerinin önemli bir gelişim süreci içinde olduğuna ve bu ülkelerin başta Türkiye’yle olmak
üzere bilimsel işbirliğini geliştirme arzusu içinde olduklarına değindi. Akademik tecrübe paylaşımında
bulunacak devletlerarası ortak bir teşkilatın oluşturulmasının da bir başka istek olarak ön plana
çıktığını ifade eden Kol, bu doğrultuda bilimsel işbirliği ve paylaşımı için Türk Konseyi bünyesinde yer
alan Türk Üniversiteler Birliği organizasyonunu etkinleştirilecek bilimsel çalışma ve önerilere ihtiyaç
olduğunun da altını çizdi.
Kongrede ulaşılan bir başka tespit olarak da Türk Dünyası ülkelerindeki üniversitelerin Covid 19 salgını
sebebiyle yaşanan kriz ortamında uzaktan eğitim noktasında başarılı bir sınav verdiği hususu oldu.
Yine kongredeki uzaktan sunumların kesintisiz oluşu ve katılımın yüksekliğinden hareketle Türk
ülkelerinin internet teknolojisinde oldukça iyi bir düzeyde olduğu bir tespit olarak not edildi. Bu
verilerden hareketle bundan sonraki kongreler yüz yüze yapılsa bile uzaktan sunum imkânı sağlayan
oturumlara da yer verilmesinin faydalı olacağı belirtildi.
Çevrimiçi Türk Dünyası Üniversitesi teklifi
Kongredeki belki de en dikkat çekici öneri ise Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi Rektörü Adalet
Muradov tarafından ortaya atılan çevrimiçi bir “Türk Dünyası Üniversitesi” kurulması teklifi oldu. Yine
bu teklifle bağlantılı olarak öğrenci merkezli bir “Türk Uzaktan Öğretim Modeli” geliştirme
doğrultusunda ortak bir çalışma grubu kurulması hususunda da mutabık kalındı.
3+1 Uygulamalı Eğitim dikkat çekti
Kongre sonuç bildirgesine yansıyan bir başka bulgu da Türkiyedeki iki yıllık uygulamalı yüksekokul
modelinin (3+1) Türk Dünyası ülkelerinde ilgiyle izlendiği hususu oldu. Buradan hareketle özellikle
Azerbaycan ve Kazakistan’daki üniversitelerle Sakarya Üniversitesi ve Sakarya Uygulamalı Bilimler
Üniversitesi arasında ortak bilimsel çalışmaların yapılmasına karar verildi.
Sonuç maddeleri belirlendi
Türk Dünyasının önemli ülkeleri olan; Özbekistan ve Türkmenistan ile ve yine son zamanlarda başta
Türk Konseyi çatısı altında olmak üzere giderek aktifleşen Macaristan ile akademik işbirliğini
hızlandırma önerisi de kapanış oturumunda gündeme taşınan bir başka husus oldu.

Kongredeki oturumlarda sıklıkla gündeme gelen konulardan biri de Çin kontrolündeki Doğu
Türkistandan Türk dünyasına yönelik ortak bilimsel çalışmalara katılımın son derece düşük olması idi.
Bu bağlamda kongrenin kapanış oturumuna Doğu Türkistan’da sosyal, ekonomik, kültürel ve
akademik işbirliğine yönelik bilimsel çalışmalar için adımlar atılması isteği de yansıdı. Bu kapsamda
bölgedeki başta Uygur Türkleri olmak üzere Türk topluluklarının birçok temel hak ve özgürlüğünün
kısıtlandığı iddialarına bilimsel bir şekilde yaklaşmak, objektif bilimsel çalışmalarla bu sorunun
mahiyetini ve çözüm yollarını araştırarak kamuoyu gündemine taşımak bir akademik zaruret olarak
ifade edildi. Çin’in Uygur Türklerinin hak ve özgürlüklerine yönelik hiçbir baskı olmadığı şeklindeki
beyanlarından hareketle bu hususta Çindeki üniversitelere ortak çalışma teklifinde bulunulması da
kapanış oturumunda gündeme geldi.
Covid-19 salgınının tıbbi olarak aşılar yoluyla bitirilse bile, ekonomik sosyal ve siyasi etkilerinin daha
uzun yıllar devam edeceği öngörüsünden hareketle ortaya çıkabilecek sorunlara birlikte çözüm
bulmak amacıyla Türk dünyası üniversitelerini ortak platformlarda bir araya getiren sosyal bilim
çalışmalarının teşvik edilmesi de bir başka sonuç maddesi oldu.
Ortak faaliyetler artırılacak
Türk dünyasına yönelik ortak alfabe, ortak tarih yazımı gibi kültürel birlikteliği kuvvetlendirecek
bilimsel çalışmaların belli bir strateji dâhilinde sürdürülmesi de kongredeki birçok araştırmacının
vurguladığı bir husus oldu. Kongrede önemli bir “kolektif biz bilinci” hamlesi olarak da Türk
dünyasının ortak değerlerine yönelik olarak (Orhun Abideleri, Cengiz Aytmatov, İslam öncesi dönem
Türk toplulukları, Turan kavramı, Farabi, İbni Sina, Dede Korkut, Manas gibi değerler üzerine) kongre,
süreli yayın, editörlü kitap ve ortak proje gibi faaliyetleri arttırmak da kapanış oturumunda alınan
kararlar arasında yer aldı.
Kapanış oturumunda son olarak önümüzdeki yıl düzenlenecek olan 19’uncu kongrenin Azerbaycan
Devlet İktisat Üniversitesinin öncülüğünde kadim Türk vatanı olan Karabağın Şuşa kentinde, 20’nci
kongrenin ise 2022 yılında Atayurt Kırgızistanın başkenti Bişkek'te Manas Üniversitesinin ev
sahipliğinde yapılması doğrultusunda prensip kararları alındı.

Günün Diğer Haberleri