İstanbul Sözleşmesi Yürürlüktedir

Güncel - 22-03-2021 12:31

Sakarya Barosu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) ve 77 baro,
ortak bir açıklama yaparak, İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı kararıyla çekinilmesinin
Anayasa’ya göre mümkün olmayacağını vurguladı. Açıklamada, İstanbul Sözleşmesi’nin
yürürlükte olduğu belirtildi.
Ayrıca Sakarya Barosu Başkanı Av. Abdurrahim Burak da ortak açıklama kararı alınmadan önce kişisel
sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Anayasanın 90. ve 104. maddesini ihlal edecek şekilde
temel hak ve özgürlükler alanında kararnamelerle değişiklik yaparak uluslararası bir anlaşma olan
İstanbul Sözleşmesini feshetmek, Anayasaya aykırı olup hukuken geçersizdir. Temel hak ve
özgürlüklere ilişkin uluslararası anlaşmalardan çıkma yetkisi sadece TBMM’dedir” dedi.
Sakarya Barosu, TÜBAKKOM ve 77 baronun ortak açıklaması şu şekilde:
“İstanbul Sözleşmesi, kadınların, çocukların herkesin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alan ve
şiddet mağdurlarının korunması, rehabilitasyonu ve bir daha aynı şiddet vakalarının yaşanmaması için
topyekûn bir birlikteliği öngören, herkesin yaşama hakkının teminatı bir uluslararası antlaşmadır.
İstanbul Sözleşmesi; çok uzun yıllardır sürdürülen kadın hakları mücadelesi ve kazanımları ile
hazırlanmıştır. Bu nedenle binlerce yıllık mücadeleye dayanan, bu uğurda yitirilen canların emeklerinin
ve kişi hak ve özgürlüklerine ilişkin çok önemli hukuki kazanımlarımızın bir gecede yok
edilebileceğinin sanılması çok büyük yanılgıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bütün partilerin milletvekillerinin oy birliği ile Anayasamızın 90.
maddesi uyarınca, 24 Kasım 2011’de 6251 sayılı Kanunla onaylanan İstanbul Sözleşmesi; milli iradenin
sonucudur. Anayasamızın 90. maddesi gereği, usulünce yürürlüğe giren Temel Hak ve Özgürlüklere
İlişkin Uluslararası Antlaşmalar kanun hükmündedir, hatta normlar hiyerarşisinde kanunların bile
üzerinde yer alır.
"Anayasa’nın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve
ödevleri" nin Cumhurbaşkanı kararı ile ortadan kaldırılamayacağı, düzenlenemeyeceği Anayasa’nın
104. maddesinin açık hükmüdür.
 İstanbul Sözleşmesi, Anayasa’nın 15 ve 17. maddelerinde düzenlenen “Kişinin Yaşam Hakkı; maddi ve
manevi varlığının bütünlüğüne dokunulmaması” “Herkesin yaşama, maddi ve manevi hakkına sahip
olduğu” “Kimseye işkence ve eziyet yapılmayacağına” ilişkin TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERLE
DOĞRUDAN VE BİREBİR İLİŞKİLİDİR. Bu nedenle, Anayasa’nın 104. maddesi gereği, Anayasa’da
yer alan temel hak ve özgürlüklere ilişkin Cumhurbaşkanı kararnamesi çıkarılması, hukuka aykırıdır.
TBMM’NİN yani milletin iradesini yok sayarak Anayasa’nın 87. ve 90. maddelerine aykırı şekilde
Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu Uluslararası İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin Cumhurbaşkanı
kararı, Anayasa'ya aykırıdır. Cumhurbaşkanının İstanbul Sözleşmesi’ni fesih kararının Anayasa’da
temeli yoktur. Yetki ve usulde paralellik ilkesi gereğince imzalanan uluslararası antlaşmaların, Anayasa
doğrultusunda aynı yöntemle feshedilmesi gerekmektedir.
 

Bu anlamda; daha önceden çıkarılan 15.07.2018 Tarih ve 9 sayılı Cumhurbaşkanı Kararnamesiyle bu
konuda Cumhurbaşkanına yetki verilmesi de, açıkça Anayasaya aykırıdır ve hükümsüzdür. Anayasa’nın
6. maddesi gereği “Hiçbir kimse ve organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir devlet yetkisi
kullanamaz.”
 
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 104. maddesinde düzenlenen Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri
arasında “Milletlerarası antlaşmaları onaylar ve yayımlar” hükmü vardır. Bu nedenle Cumhurbaşkanına,
milletlerarası sözleşmeleri sadece “onaylama ve yayımlama” görevi veren Anayasa, Cumhurbaşkanına
milletlerarası antlaşmaları feshetme yetkisi vermemiştir.
İstanbul Sözleşmesi’nin feshine yönelik Cumhurbaşkanı kararı, yasal dayanaktan yoksundur. İnsan
hayatı ve güvenliği, kişi hak ve özgürlükleri, her türlü siyasetin üzerinde olup hiçbir politik hesaba
kurban edilemeyecek kadar önemlidir. İstanbul Sözleşmesi yürürlüktedir; uygulanmaya devam
edecektir.
Bu nedenle, öncelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni iradesine sahip çıkmak üzere göreve; siyasal
iradeyi de Anayasa’nın 2. maddesinde açıkça tanımlandığı şekilde bir hukuk devleti olan Türkiye
Cumhuriyeti’nde hukuki tüm ilke ve kurallara uymaya davet ediyoruz.
İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmemiz mümkün değildir. Bizler; Barolar ve TÜBAKKOM olarak
kadına yönelik şiddeti bir insan hakkı ihlali ve ayrımcılık olarak kabul eden İstanbul Sözleşmesi’ni
ortadan kaldırmaya yönelik Anayasa’ya aykırı bu girişime karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi
belirtiyor, temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik bulduğumuz bu girişim karşısında
toplumumuzun her kesimini bu mücadeleye destek vermeye ve dayanışmaya çağırıyoruz.”

Günün Diğer Haberleri