Sürekli Karamsarlık Aşılayan Bir Kesim Var

Güncel - 03-12-2020 17:41

Türkiye'yi diğer alanlarla birlikte ailenin güçlendirilmesi ve kadın hakları hususunda da hedeflerine ulaştırmakta kararlı olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de çevre gibi, kadın gibi, çocuk gibi, engelliler gibi, şehit yakınları ve gaziler gibi konularda sürekli konuşan, sürekli eleştiren, sürekli karamsarlık aşılayan bir kesim var. Bunların istismar ettikleri hususlarda zaten en küçük bir müktesebatları da yoktur. 'Çevre' derler Türkiye'de çevrenin korunması adına ne yapılmışsa bizim dönemimizde yapılmıştır. 'Kadın' derler, siyasetten iş dünyasına kadınları bugün bulundukları yere getiren adımları biz attık. Bunların geçmişinde filan böyle bir şey yok, biz attık. 'Çocuk' derler, eğitimden istihdama evlatlarımıza güvenli bir gelecek bırakmak için gece gündüz biz çalıştık. 'Engelli' derler, yine eğitimden istihdama bu kardeşlerimizi hayatın içine katacak tüm düzenlemelerde bizim imzamız var. Şehit yakınlarına ve gazilerimize bizim kadar sahip çıkan bir başka yönetim olmamıştır. Kamu istihdamında sosyal atamaların sayısı bizim dönemimizde 5 kat artmıştır. Devletin, engellisinden şehit yakını ve gazisine kadar tüm sosyal kesimlere yönelik bu istihdam politikasının ülkemize ve milletimize bereket olarak, ihsan olarak geri döndüğüne biz inanıyoruz."

"Biz tüm bu gayretleri ortaya koyarken 'onlar ne yapıyor' diye baktığımızda ise karşımıza hem yüz kızartıcı hem de endişe verici bir tablo çıkıyor." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Özellikle CHP bu bakımdan tam bir facia örneğidir. CHP'de daha önce de benzer örneklerine defalarca rastlanan artık kendi mensuplarını ve taraftarlarını bile isyan ettiren tecavüzlere sessiz kalan zihniyetin, kadın hakları konusunda söyleyecek hiçbir sözü olamaz. Belediye başkanlarının, belediye başkan yardımcılarının aşağılık kabahatlerini örtmek için 40 takla atan bunlar değil mi? İlçe ve belediye yöneticilerinin küçük kız çocuğundan erkek çocuğuna, garson kızdan stajyer öğrenciye kadar yaptıkları tüm tacizleri görmezden, duymazdan gelerek arkalarını dönen bunlar değil mi? 

Metroda bir kadını taciz eden kişiyle ilgili önce 'Taciz var' kampanyası başlatıp sonra kendi adamları olduğunu öğrenince her şeyi silen yine bunlar değil mi? Seçim otobüslerini dahi bu tür rezilliklere alet eden bunlar değil mi? Çocuk tacizcisi sapıkların arkasında sırf AK Parti'ye muhalefet ediyor diye duran bunlar değil mi? Bir tecavüz örneğini faili en ağır cezayı almış olmasına rağmen yıllarca ısıtıp ısıtıp gündeme getirenler, bu uzun listenin üzerini niye örtmeye çalışıyor acaba? Mesele tacize ve tecavüze karşı çıkmak, kadına ve çocuğa sahip çıkmak ise burada gerçekten çok vahim bir durum var demektir. İçlerindeki rezilliklere ve kepazeliklere bakmadan önlerine gelene çamur atmayı, pislik sıçratmayı, yalan ve iftira ile itibar suikastı yapmayı siyaset kılıfıyla, Atatürkçülük kılıfıyla, sosyal demokrasi kılıfıyla örtmeye kalkanların maskelerini düşürmekte kararlıyız, bu böyle biline."

"Senin tecavüzcün kötü benimki iyi, senin tacizcin kötü benimki iyi, senin ahlaksızın kötü benimki iyi yaklaşımı kadar iğrenç bir anlayış yoktur." diyen Erdoğan, kadına ve çocuğa yönelik tacizi örtmekle başlayan bu kirli zihniyetin işinin asker, öğretmen, işçi, esnaf, muhtar, çiftçi ve toplumun her kesimine hakareti, bir siyaset tarzı haline getirmeye kadar vardırdığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bay Kemal, benim askerime, benim orduma hakaret edecek senin milletvekilin, senin ise ağzından  olumsuz bununla ilgili bir ifade çıkmayacak, bu millet seni affetmeyecek. Hakaret edilen ordu ve onun her mensubu birer Mehmetçiktir. Biz Mehmetçiğimizi size yedirtmeyiz ve yedirtmeyeceğiz. Sen MYK'nde, MKYK'nde kalkar oralarda olumsuz değerlendirmeler yapabilirsin ama bu millet böyle bir değerlendirmeyi asla yapmayacak ve bunların tabii cibilliyetinde bu var. Bunlar hiçbir zaman ciddi manada bu milletin şanına yakışır asker olmadılar. Bunlar her zaman işte biz terörle askerimiz savaşırken, polisimiz dağlarda teröristlerle savaşırken, bunların milletvekilleri onların cenaze törenlerine, tabutlarına omuz vermek suretiyle ne yazık ki bu ülkede ortaya çıktılar. 

İşte daha geçenlerde gördünüz bu ahlaksız, terbiyesiz adam yanında birisiyle konuşurken, sırıtıyor, pişmiş kelle gibi. Bu milletin değerleri var, kutsalları var, siz bu kutsallara karşı bu denli ahlaki olmayan yollara tevessül edemezsiniz. Sizleri tanıyoruz. Onun içinde inanıyorum ki ilk seçimlerde bunlar çok daha büyük bir dersi Allah'ın izniyle alacaklar. Düşünün, kendisine destek vermeyen herkesi 'yalaka' 'satılmış' olmakla, 'zihnen özürlü' olmakla, 'çete' olmakla, 'yandaş' olmakla itham eden bir zihniyetten başka ne beklenebilir. Her defasında yalanı yüzüne vurulduğu halde ısrarla aynı iftiraları tekrarlamayı sürdüren arsızlığı siyaset sanan bir zihniyetten başka ne beklenebilir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlar kadar yalanı rahat söyleyebilen bir siyasetçi tanımadığını vurgulayarak, "Akşam yalan sabah yalan bir doğru konuş be, bir dürüst konuş... Kaç kez şu Sakarya'daki palet fabrikasıyla, tank fabrikası ile ilgili her şeyi, vesikaları ile ortaya koyduğumuz halde hala bunu konuşuyor. Buradan sana ekmek çıkmaz, boşuna konuşma, çıkmaz. Zira burada tamamıyla her yönüyle zarar eden bir tank palet fabrikası varken, şimdi buraya BMC ile ortak faaliyette olan Katar'ın kalkıp da burada yaptığı yatırım ve cepten herhangi bir şey çıkmadan buraya yaptığı yatırımla, buranın hem renöve edilmesi hem restore edilmesi makinelerin A'dan Z'ye yenilenmesi ile bu yenilenme sürecinde bu fabrika, kendimize ait tanklarımızın bakım onarımından tutun, yeni atılacak adımlarda da çok ciddi bir yatırım olarak ortaya çıkmıştır ve böyle de yoluna devam edecektir." ifadelerini kullandı. 

SEKA ile ilgili benzer şeylerle karşılaştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, SEKA'nın personelini o zaman Kocaeli Belediyesi'ne aktardıklarını ve SEKA'nın yerini de hem müze hem de millet bahçesi haline getirdiklerini kaydetti. 

Günün Diğer Haberleri