Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Arapça Öğrenci Topluluğu (Mülteka Lügâti’d-dât)
tarafından 17 Aralık 2020 tarihinde Dünya Arapça Günü münasebetiyle “Arapçayı Niçin ve
Nasıl Öğreniriz?” konulu uluslararası panel gerçekleştirildi.
Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Şirin’in moderatörlüğünü yaptığı panelde; Filistin en-Necâh
Üniversitesi’nden Dr. Râid Abdurrahîm, Ürdün Kâsıd Enstitüsü’nden Dr. Hâlid Ebû Amşe,
Ürdün İvân Enstitüsü’nden Hâlid Benî Umer katılımcı olarak yer alırken konuşmacıların
sunumları Öğr. Gör. Sümeyye Atıcı tarafından Türkçeye çevrildi.
Ar. Gör. Zehra Özbek’in sunumu ile başlayan panelde konuşmacılar, Arapçanın Kur’an-ı
Kerim’in dili olması hasebi ile tüm Müslümanlar için önem arz ettiğini, öte yandan
küreselleşme nedeniyle gittikçe küçülen dünyada iletişim dili olarak da ön plana çıktığını
vurgulayarak, Arapça öğrenirken nelere dikkat edilmesi gerektiğine dair tavsiyelerde
bulundular.
Filistin en-Necâh Üniversitesi’nden Dr. Râid Abdurrahîm, dili öğrenirken temel dilbilgisi
kurallarının yanı sıra iletişimsel yeterliliğin, öğrenilen dilin kültürüne hakimiyetin de göz ardı
edilemeyeceğini vurguladı. “Muhakkak ki Kur’an’ı biz indirdik ve onu koruyacak olan da biziz”
âyeti üzerine her Müslüman’ın düşünmesi gerektiğini ifade eden Abdurrahîm, gerek Kur’an’ı
Kerim, gerek lügâtlar, gerek Arapça dili üzerine yapılan eserler vasıtası ile bu dilin muhafaza
edildiğini, ancak Müslümanlar’ın da kendi üzerlerine düşen bireysel sorumlulukların
bilincinde olmaları gerektiğini ifade etti.
Arapçanın siyasi, ekonomik ve sosyal sebeplerle son zamanlarda uluslararası boyutta yeniden
eski önemini kazanmaya başladığını ifade eden Ürdün İvân Enstitüsü Müdürü Hâlid Benî
Umer ise Türkiye ve Türkler açısından Arapçanın özel konumuna değinerek, Türkiye’nin Arap
dünyası ile hem coğrafi hem tarihi hem de kültürel ortaklığı bulunduğunu ifade etti.
Öğrencilere verdiği tavsiyeler çerçevesinde Arapça öğrenen kişinin kıyamete kadar yaşayacak
bir dili öğrendiğin bilincinde olması gerektiğini söyleyen Umer, üniversite çağlarının dil
öğrenmek için en uygun dönemler olduğunu ve bu dönemdeki kişilerin belli bir süreçten
sonra bağımsız olarak dillerini geliştirebileceklerini ifade etti. Bütün dünyada uzaktan
eğitimin sürdüğü bu süreçte öğrencilerin internetin avantajlarını kullanarak dil eğitimini
kendi başlarına çok yönlü olarak sürdürebileceklerini kaydeden Umer, bunun için kararlı,
sabırlı ve azimli olmak gerektiğini sözlerine ekledi.
Son olarak söz alan Ürdün Kâsıd Enstitüsü’nden Dr. Hâlid Ebû Amşe, dil öğrenmenin uzun bir
yol olduğunu, “Şu kadar saatte şu dili öğretiyoruz” gibi iddiaların gerçekçi olmadığını, bu
süreçte kararlı olup motivasyonu sürekli yüksek tutmanın önemli olduğunu ifade etti.
Yabancı bir dilin iletişim, çeviri, iş ilişkileri, siyasi ilişkiler gibi çok çeşitli sebeplerle
öğrenilebileceğini ifade eden Amşe, kişinin yolun en başında hangi amaçla dili öğrendiğini
bilip ona göre bir program izlemesinin önemli olduğunu vurguladı. Öğrenme sürecinde
elektronik değil matbu sözlük kullanmanın, öğrenilen dille ilgili bol bol dinleme yapmanın dil
öğrenme sürecini hızlandıracağını vurgulayan Ebû Amşe, “Öğrendiğiniz dili kullanırken
yaptığınız hatalar öğrenmenin göstergesidir” diyerek öğrencilere öğrendikleri dilli kullanırken
hata yapmaktan korkmamalarını tavsiye etti.
Programın sonunda yayına katılan İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Bostancı da kısa
bir konuşma yaparak, programa katılan konuklara, programı organize eden Arapça Öğrenci
Topluluğu (Mülteka lügâti-d-dât) Akademik Başkanı Öğr. Gör. Hülya Afacan’a, topluluk
öğrencilerine, programın gerçekleşmesine katkıda bulunan hocalara ve izleyicilere
teşekkürlerini ifade etti. Öğrencilerinin programa gösterdikleri teveccühün ve YouTube
yayınına yazdıkları, programdan duydukları memnuniyeti ifade eden yorumların kendilerini
çok mutlu ettiğini belirten Prof. Bostancı, sözlerini “Rabbim ömrünüzün sonuna kadar
Kur’an’ı Kerim’in dili olan Arapçayı öğrenmeyi ve öğretmeyi, ömrümüzü bu şekilde geçirmeyi
hepimize nasip etsin” duası ile sonlandırdı.
