Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Meral Yurtsever
yürütücülüğünde gerçekleştirilen TÜBİTAK 1001 (2015-2018) projesinde, Farklı Ortamlarda ve
Biyota’da Mikroplastik düzeyleri ve bazı kirleticilerle etkileşimleri incelendi.
2014 yılından bu yana mikroplastik kirliliği konularında çeşitli araştırmalar yapan Doç. Dr. Meral
Yurtsever,” bu kapsamlı proje ülkemizde mikroplastik kirliliğine dikkat çeken ilk ve öncü bir çalışma
durumunda olup, son yıllarda konuyla ilgili olarak ülkemizde yapılan araştırmaların katlanarak
artmasının çok sevindirici olduğunu” söyledi.
5mm’den küçük boyuttaki plastik parçacıklarının mikroplastik olarak tanımlandığını ifade eden
Yurtsever, “Günümüzde bu organik polimerler her an her yerde mevcut olup, plastiksiz bir hayat
neredeyse imkânsız hale geldi. Gittikçe artan bu plastik bağımlılığı, önemli bir sorunu da beraberinde
getirerek plastiklerin parçalanarak mikroplastik kirliliğine yol açmasına neden olduğunu” ifade etti.
Plastikler parçalandığında çevrede daha da büyük tehdit oluşturuyor
Doç. Dr. Meral Yurtsever, çeşitli kullanım maksatlarıyla üretilen küçük plastiklerin çevreye dağılarak
ve zamanla ufalanarak mikroplastiklere ve nanoplastiklere dönüştüğünü hava, su ve toprak dahil
olmak üzere her ortamda bu kirliliğe rastlandığını” ifade etti.
Yapılan bu proje de ve mevcut bazı çalışmalarda mikroplastiklerin çevre ve canlılar üzerine olumsuz
etki yarattığını vurgulayan Yurtsever,” Proje çalışmalarımızda alg, su piresi ve rotifer gibi planktonik
canlı grupları üzerinde incelemeler yaptık ve olumsuz etkilerini kaydettik” şeklinde konuştu.
Mikroplastikler insan sağlığı açısından potansiyel bir risk teşkil ediyor
Çevrede zamanla aşınıp dökülen plastik parçacıkları su kaynağına döküldüğünde, hidrofobik olan
kirleticiler plastik parçacıklarının yüzeyine tutunduğunda insan sağlığı açısından tehlikeli olduğunu
ifade eden Doç. Dr. Yurtsever, “o plastik parçacığını bir balık yediğinde balık, zehirli bir hapı yutmuş
gibi toksik bileşiği bünyesine alıyor, çevre ve insan sağlığı açısından potansiyel bir risk teşkil ediyor.
Plastik parçacıkları doğada yüzyıllar boyu yok olmuyor yani taşıyıcı bir vektör gibi davranarak daha da
tehlikeli hale gelebiliyor” dedi.
Covid-19 plastik atık miktarının hızla artmasına neden oldu
COVID-19 pandemisinin getirdiği plastik kirliliği yükünü ele alan Yurtsever, “Pandemi öncesi yalnızca
medikal uygulamalarda kullanılan polipropilen, poliüretan, polistiren, polyester gibi plastiklerden imal
edilen maskelerin, pandemi ile birlikte kullanımının zorunlu ve maskelerin tek kullanımlık olması,
oluşan plastik atık miktarının hızla artmasına neden olduğunu, bu maskelerin aşırı miktarlarda
mikroplastik liflerinin çevreye yayılma potansiyeli teşkil ettiğini” ifade etti.
Tedbir alınmalı
Aşırı plastik tüketiminin önlenmesi için, insanların ve ilgili mercilerin bu konuda duyarlı davranmasının
son derece önemli olduğuna değinen Yurtsever, “Bu çalışma ve bu kapsamda yapılan diğer proje ve
anket çalışmaları ülkemizde mikroplastikler konusunda farkındalığın arttırılması için çalışılıyor. Tüm
paydaşların daha fazla ciddiye alması gerektiğini ve tüketim kültürünün plastiklerle devam etmesinin
uzun vadede sürdürülebilir olmayacağını” söyledi.
Mikroplastikler Yaşamı Tehdit Ediyor
YORUMLAR
