Sakarya Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (SESAM), yeni bir konuyu tartışmaya
başladı.
Güncel konularda program yapan Sakarya Üniversitesi SESAM, bu haftaki programda
sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, yeşil ekonomi ve mevcut düzenin nasıl dönüşeceği üzerine
söyleşi gerçekleştirdi.
SAU_SESAM YouTube kanalında yayımlanan programın moderatörlüğünü SESAM Müdürü
Prof. Dr. M. Çağlar Özdemir yaparken konuklar Doç. Dr. Hakan Yavuz ve Doç. Dr. Ahmet Y.
Ersoy oldu.
Dijitalleşme, iklim değişikliği, mevcut iktisadi yapının yeniden dönüşümü konularının yanı sıra
Sürdürülebilirlik konusunun 80’li yıllardan bugüne kadar güncelliğini koruduğunu belirten
Prof. Dr. Özdemir, pandemi ile birlikte daha da ön plana çıktığını söyledi.
Gelecekte bizi nasıl bir dünya bekliyor?
Yeni kapitalizm tanımlamaları, iklim değişikliği, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik çerçevesinde
dünyayı neler bekliyor sorusuna cevap aranan programda konuşan Doç. Dr. Ahmet Y. Ersoy,
iklim değişikliği ile ekonominin birbirleri ile ilişkili olduğuna dikkat çekti.
90’lı yıllarda iklim değişikliğine yönelik olumsuz raporların ortaya çıkması ile çevre, bir üretim
unsuru olarak değerlendirilmeye başladığını söyleyen Ersoy, “Çevre konuları, bizim ticarette
‘görülmez engeller’ olarak tanımladığımız duruma doğru gidiyor. Bu ne demek? Paris
antlaşmasını kabul eden Avrupa Birliği üyesi ülkeler, diğer ülkelere diyor ki, bize bir ürün
satmak istiyorsanız, karbon ayak iziniz bizler tarafından değerlendirmeye alınacak. Bu da
kapitalist ticarette görülmez bir engel olarak karşımıza çıkar. Bugün ülkemizde, benim daha
önce bilmediğim, deniz kirliliği olarak düşündüğüm, ama canlı bir organizma olan deniz
salyası ortaya çıktı. Türkiye, deniz tarımı da yapan bir ülke. Dolayısıyla hem deniz tarımı hem
de lojistik olumsuz etkilenecek. Çünkü üretimi sürdürmemiz için ihtiyaç duyduğumuz ham
maddeyi de daha az karbon emisyonu kullandığımızı göstermemiz gerekecek. Bunun için alt
yapının değişmesi gerekecek gibi düşünebiliriz. Öte yandan ortaya çıkan sanal paralar, Bitcoin
madenciliği yapılması da küresel ısınmayı olumsuz etkileyen faktörlerden biri olarak
görülmekte” ifadelerini kullandı.

“Sorun vergi toplamak değil, çevreci yatırımların azlığı”
Programda konuşan Doç. Dr. Hakan Yavuz ise Türkiye’de vergilendirme konusunda da
çevrenin öne çıktığını vurguladı. Yavuz, “Türkiye tarihine baktığımızda çevresel etkileri
azaltmaya yönelik her girişimimizde ekonomik kriz ile karşı karşıya geldiğimizi görüyoruz.
Yine de maliyetine rağmen bu dönüşümü sağlamamız gerekiyor. Vergiler açısından
değerlendirdiğimizde Türkiye’de ciddi bir çevre vergisi ödeniyor. Bu doğrudan çevre vergisi
olarak değil, Motorlu Taşıtlar Vergisi, akaryakıttan elde edilen vergiler olarak adlandırıyoruz.
Bu vergileri topladığımızda çevre vergisi yüksek olan beşinci ülkeyiz. Vergi toplamada
Türkiye’de vergi toplamada bir sorun yok, bizim sorunumuz kamusal ve özel alanda yapılan
çevre yatırımları ile kişi başı çevre harcamalarıdır. Bundan sonraki süreçte daha çevreci bir
üretime ihtiyacımız var, maliyeti yüksek olsa da” ifadelerini kullandı.
2020’de hız kazanan “Yeşil Yeni Mütabakat (Green New Deal)” dönemini, 1960’larda ortaya
konan “Yeni Mütabakat (New Deal)” dönemi gibi kaçırmamamız gerektiğini vurgulayan
Özdemir, “Kapitalizm yön değiştiriyor. Çevresel faktörlerden bağımsız bir yapının
düşünülmesi artık mümkün değil. Türkiye’nin günübirlik gündemleri bizi geleceği inşa
etmemiz konusunda zorluyor. Gelecekte varlık gösterebilmenin yolu bugünden öngörülü
tartışmalara katılıp programlar kurabilmekten geçiyor” şeklinde konuştu.
Özdemir, Türkiye’nin kirlilikle mücadelesinde topyekûn bilinç oluşturulması ve sürdürülebilir
bir ekonomi için kapsamlı ve etkin tedbirlerin alınması gerektiğini de vurguladı.
Programın tamamını SAÜ SESAM Youtube kanalından izleyebilirsiniz.